Miras hukuku, kişilerin vefatı halinde malvarlığının yasal mirasçılarına ne şekilde intikal edeceğini düzenleyen ve aile içi bağların korunmasını amaçlayan temel bir hukuk dalıdır. Hukukumuzda, mirasbırakanın kendi malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme özgürlüğü bulunmakla birlikte, bu özgürlük yasa koyucu tarafından bazı yakın mirasçıların (eş, çocuk, anne-baba gibi) "saklı pay" hakları ile sınırlandırılmıştır. Saklı pay, mirasbırakanın bile dokunamayacağı, yasa ile teminat altına alınmış asgari miras hakkını ifade eder.
Tenkis
Mirasbırakanın sağlığında veya ölüme bağlı tasarruflarıyla (vasiyetname vb.) yaptığı devir ve bağışlamalar, yasal mirasçıların bu dokunulmaz "saklı pay" sınırını aştığı takdirde, mağdur olan mirasçıların başvurabileceği en temel hukuki yol tenkis davasıdır. Tenkis davası, saklı payı ihlal eden bu taşkın kazandırmaların yasal sınırlara çekilmesini (indirilmesini) ve mirasçının hakkına eksiksiz şekilde kavuşmasını sağlar. Bu tür uyuşmazlıklarda, terekenin (miras malvarlığının) mirasbırakanın vefat tarihindeki gerçek değerinin hesaplanması, saklı pay oranlarının tespiti ve yapılan kazandırmaların bu oranlara tecavüz edip etmediğinin uzmanlık gerektiren teknik hesaplamalarla ortaya konulması davanın belkemiğini oluşturur.
Hukuki Bilgilendirme
Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul ve miras uyuşmazlıkları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.