Çalışma Alanları

Kira Hukuku

Kira Tespit

Kira hukuku, mülkiyet sahibi (kiraya veren) ile taşınmazı kullanma hakkını devralan kişi (kiracı) arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, hem mülkiyet hakkının korunmasını hem de barınma veya ticari faaliyet güvencesini sağlamayı amaçlayan temel bir hukuk dalıdır. Değişen ekonomik şartlar ve taraflar arasındaki menfaat çatışmaları nedeniyle uygulamada en çok uyuşmazlığın yaşandığı alanların başında gelir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın, yasaların çizdiği sınırlar ve tarafların hakkaniyete uygun menfaatleri gözetilerek çözüme kavuşturulması esastır.

Kira Tespit

Uzun süreli kira ilişkilerinde, zaman içinde değişen ekonomik koşullar, enflasyon oranları ve bölgedeki rayiç bedellerdeki artışlar nedeniyle başlangıçta belirlenen kira bedeli piyasa gerçeklerinin çok altında kalabilmektedir. Yasal olağan artış oranlarının mülk sahibinin mağduriyetini gidermeye yetmediği bu gibi durumlarda başvurulan en temel hukuki yol kira bedelinin tespiti davasıdır. Bu dava, taraflar arasındaki kira sözleşmesini ayakta tutarken, kira bedelinin güncel ekonomik şartlara, taşınmazın niteliklerine ve emsal kiralara uygun olarak hakkaniyet çerçevesinde yeniden belirlenmesini sağlar. Bu tür uyuşmazlıklarda, taşınmazın bulunduğu bölgedeki emsal rayiçlerin titizlikle incelenmesi ve adil bedelin somut verilerle mahkemeye sunulması davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul ve kira uyuşmazlıkları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Uyarlama

Kira hukuku, mülkiyet sahibi (kiraya veren) ile taşınmazı kullanma hakkını devralan kişi (kiracı) arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, hem mülkiyet hakkının korunmasını hem de barınma veya ticari faaliyet güvencesini sağlamayı amaçlayan temel bir hukuk dalıdır. Değişen ekonomik şartlar ve taraflar arasındaki menfaat çatışmaları nedeniyle uygulamada en çok uyuşmazlığın yaşandığı alanların başında gelir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın, yasaların çizdiği sınırlar ve tarafların hakkaniyete uygun menfaatleri gözetilerek çözüme kavuşturulması esastır.

Uyarlama

Kira sözleşmesi kurulduktan sonra, tarafların öngöremeyeceği ve önceden hesaba katılamayan olağanüstü durumların (beklenmeyen büyük ekonomik krizler, doğal afetler, salgın hastalıklar vb.) ortaya çıkması, sözleşmedeki dengeleri altüst edebilir. Bu tür beklenmeyen gelişmeler neticesinde kira bedelinin ödenmesinin veya tahsil edilmesinin taraflardan biri için aşırı derecede zorlaştığı, işlemin temelinin çöktüğü ve katlanılamaz hale geldiği durumlarda kira bedelinin uyarlanması davası gündeme gelir. Uyarlama davası, sözleşmenin yeni ve olağanüstü koşullara göre hakkaniyet çerçevesinde yeniden düzenlenmesini amaçlar. Bu süreçte, sözleşmenin kurulduğu an ile sonradan ortaya çıkan durum arasındaki o öngörülemez ve aşırı dengesizliği somut olgularla ispatlamak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul ve kira uyuşmazlıkları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Kiralananın Tahliyesi

Kira hukuku, mülkiyet sahibi (kiraya veren) ile taşınmazı kullanma hakkını devralan kişi (kiracı) arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, hem mülkiyet hakkının korunmasını hem de barınma veya ticari faaliyet güvencesini sağlamayı amaçlayan temel bir hukuk dalıdır. Değişen ekonomik şartlar ve taraflar arasındaki menfaat çatışmaları nedeniyle uygulamada en çok uyuşmazlığın yaşandığı alanların başında gelir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın, yasaların çizdiği sınırlar ve tarafların hakkaniyete uygun menfaatleri gözetilerek çözüme kavuşturulması esastır.

Kiralananın Tahliyesi

Kira ilişkisinin, yasalara veya sözleşme şartlarına aykırı durumlar nedeniyle sürdürülemez hale gelmesi veya kanunun öngördüğü özel şartların oluşması halinde, taşınmazın mülk sahibine iadesi gerekir. Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi, taşınmaza özensiz davranması, mülk sahibinin veya yakınlarının gerçek ve samimi gereksinimi (ihtiyaç), esaslı tadilat zorunluluğu veya kanunda belirtilen belirli sürelerin dolması gibi çeşitli yasal sebeplere dayanılarak açılan temel yol tahliye davasıdır. Mülkiyet hakkının kullanımını doğrudan ilgilendiren bu süreçte, yasanın aradığı haklı tahliye sebeplerinin somut olayda gerçekleştiğini tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul ve kira uyuşmazlıkları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Bu konuda dosyanız mı var?İlk değerlendirme için görüşme talep edin.
Görüşme Talep Edin →